Sinema bugün dünya genelinde büyük bir endüstri haline geldi. Şuan biz olduğumuz yerde oturuyorken dünya çapında binlerce film çekiliyor büyük paralar, yıldız oyuncular, ihtişamlı kırmızı halılar, ödüller. Peki ya tüm bunlar ilk ne zaman başladı, ilk filmler nasıl çekildi? 

Beyinin yarattığı görsel hareket yanılsaması fotoğrafın bulunmasından çok daha önce biliniyordu göz algıladığı görüntüyü beyine ilettikten sonra kısa bir süreliğine daha tutmaya devam eder arka arkaya gelen görüntülerin bu gecikme sayesinde üst üste binmesi kesintisiz bir görüntü yanılsamasına yol açar bilim adamları gözün bu tembelliğinden yola çıkarak değişik teknikler geliştirdiler.

1824’te İngiliz fizikçi Peter Mark Roget’ın yayınladığı bir kuram bir çok mucidin ilgisini çekti. Bu kurama göre hareketli cisimlere ilişkin olarak görüntünün sürekliliği gerekiyordu her sayfasına resim çizilmiş bir kitabın sayfaları hızla çevrildiğinde görüntülerin kesintisiz bir biçimde hareket ediyormuş gibi görülmesi ve buna benzer bir çok basit deney bu kuramı destekliyordu.

Çeşitli ülkelerde bir çok bu kuramdan hareketle birbirine yakın zamanda benzer aygıtlar geliştirmişti.Bu bakımdan sinema kamerası ve projeksiyon makinesi gibi aygıtların ilk olarak nerede ve ne zaman çıktığını kesin olarak söylemek güçtür.

1830’lu yıllardan itibaren birçok isimde çeşitli aygıtlar geliştirildi. 1882’de Fransız fizyolog Etienne Jules Marey kuşların uçuşunu saptamak amacıyla  saniyede 12 fotoğraf çekebilen “Fotoğraf Tüfeği” isimli bir cihaz icat etti.

Bunun üzerinden çok geçmeden 1888’de Thomas Edison üzerinde ses kayıt edilen, mum silindirli fonograf daha sonra da ses ve görüntüyü birleştirmek amacıyla yardımcısı William Nicholson ile birlikte kameranın ilk biçimi sayılan Kinetograf’ı geliştirdi. Film şeridi üzerine saniyede 40 görüntü kaydeden Kinetograf Amerika’da ve Avrupa’da hızla yaygınlık kazandı.

Edison 1896’da Kinetoskop adını verdiği bir gösterim aygıtıyla 15 metrelik bir film şeridinin üzerindeki görüntüleri kesintisiz olarak art arda yansıtmayı başardı. Ancak bu aygıt gözlerini iki deliğe dayayan tek bir izleyici tarafından kullanılabiliyordu. Kinetoskopla filmin üzerindeki görüntüler art arda izlenebilmekle birlikte hareketler kesintiliydi bunun nedeni ise her görüntü karesinin yeterince uzun süre ışık alamamasıydı.

Bu duruma çözüm okyanusun diğer tarafından, Fransadan gelecekti. Paris’te kinetoskopu gören Louise ve Auguste Lumiere kardeşler geliştirdikleri sinematograf adlı aygıtla ilk kez hareketli görüntü elde ettiler.

Bu cihazla filmi hem çekebiliyolar hem de yansıtabiliyorlardı bu olay tarihte sinemanın doğuşunu müjdeleyen en önemli gelişmeydi. Sinematograf elle çalıştırılabiliyor ve yaklaşık 10 kilogramlık ağırlığı sayesinde istenilen yere taşınabiliyordu böylece ilk filmlerini çekmeye başlamışlardı.

Bu filmlerin süreleri yaklaşık 1 dakika civarındaydı.Çünkü o dönemde makine sadece 15 metrelik film alabiliyordu Lumiere kardeşler halka açık film gösterimlerini 21 Aralık 1895’te Paris’te Grant kafe’de gerçekleştirdiler.

Fabrikadan çıkan işçiler ismindeki ilk filmlerini leon da ki kendi fabrikalarında bir öğle arası sırasında çekmişlerdi bu 1 dakikalık film sinema tarihinin ilk filmi olarak kabul edilir.

Lumiere  kardeşler bundan sonra çok sayıda kısa görüntülerden oluşan filmler çekmişlerdi bunlardan en çok konuşulanı ise Sieto garına bir trenin girişi isimli filmdi. Söylentiye göre bu filmin gösterimi sırasında kameraya doğru hızla yaklaşan tren görüntüsü izleyicileri dehşete düşürmüştü kendilerine doğru gelen treni gren seyirciler sağa sola kaçışmışlardı.

Lumiere kardeşler saniyede 16 ila 18 kare kaydeden cihazlar ile 100 e yakın film çekmişlerdi ancak bunlar henüz kameranın denendiği kısa görüntülerden oluşuyordu. Sonraları bu kısa görüntülerin bir araya geldiği bir gösteri düzenlediler.Programdaki ilk film Sieto garına bir trenin girişiydi, bebeğin kahvaltısı isimli bir diğer filmde ise Auguste Lumiere karısı ve bebeği ile birlikteydi,yine Lumiere kardeşlerin çektiği bir diğer film ilk komedi filmi niteliği taşır bu filmin bir diğer özelliği ise ilk kez bir senaryoya göre çekilmiş olmasıdır.

Lumiere kardeşlerin aynı zamanda yapımcılığını üstlendiği filmlerden biri ise Kudüs’ten ayrılış adını taşır tarih 1896’dır. Filmin çekildiği dönemde Kudüs Osmanlı topraklarına dahildir. Treni uğurlayanların arasında şapkalı Avrupalı tiplerin yanında fesli Osmanlı erkekleri hemen fark edilir. Gar çevresindeki herkes trenin gidişinden çok kendilerini çeken kameraya bakar.

Sinema yoluyla bir hikaye anlatmak dönemi Fransız yönetmen George Melies ile başladı. Bilim kurgu sinemasının da öncüsü sayılan Melies aynı zamanda film hileleri kullanan ilk sinemacıydı. Melies’in filmlerinde kamera aynı noktada duruyor ve öykü tiyatro sahnesindeymiş gibi görüntüleniyordu.

Melies 1900 lerin başlarında “Aya Seyahat, Uzayda Yolculuk” gibi ilk bilim kurgu filmlerinin de bulunduğu 1000 lerce kısa film çekmiştir. Sinema günümüzde 1 asır boyunca izleyicisine ulaşmış ve küçük büyük herkes tarafından ilgi görmüştür..

 

 

CEVAP BIRAKIN

Lütfen Yorumunuzu Yazın
Lütfen Adınızı Girin